OBEZİTE |
AKUPUNKTUR |
3000 Yıllık Geleneksel Çin Tedavi Sanatı Dünya Sağlık Örgütü'nün Tavsiye Ettiği Alternatif Tıp Dalı |
FACELİFT |
Yüz Güldüren Tedaviler |
LİPOLİZ |
Bölgesel Yağlardan Kurtulmanın En Doğal Yöntemi |
Hızlı Erişim |
Hızlı Erişim |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Obezite Genel Bilgiİnsanlar vücut ağırlıklarına, daha doğrusu vücutlarında biriktirdikleri yağın yüzde oranına göre ZAYIF, NORMAL KİLOLU, FAZLA KİLOLU ve OBEZ olarak sınıflandırılırlar.
Vücut ağırlığı genetik, çevresel ve kültürel faktörlerden, metabolizmadan, sosyoekonomik durumdan, en çok da beslenme ve hareket alışkanlıklarından etkilenir. Yapısal nedenler, bazı hastalıklar ve ilaçlara bağlı gelişen kilo artışı hariç tutulursa fazla kilo ve obezitenin temel nedeni uzun süre devam eden enerji dengesizliğidir. Alınan kalori harcanan kaloriden fazla ise vücut ağırlığında artış olur. Alınan kalori doğrudan yediğimiz besinlerin kalori değerleriyle alakalıdır. Kabaca, 1 gram yağ 9 kalori, 1 gram protein 4 kalori, 1 gram karbonhidrat yine 4 kalori enerji verir. Harcanan kalori, vücudun normal hayati faaliyetlerini sürdürmek için kullandığı enerji (BAZAL METABOLİZMA), ısı üretimi ve hareket esnasında tüketilen kalori miktarı ile alakalıdır. Yapısal özellikler ve hormonal faktörler dışında fizyolojik olarak bazal metabolizmayı arttıran en önemli unsur çizgili kas faaliyetleridir. Fazla kilo ve obezite gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en ciddi sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Teknolojinin günlük hayata getirdiği kolaylıklar genetik olarak hareket etmeye kodlanmış insanı tembelleştirerek harcanan kalori miktarının azalmasına neden olurken, değişen hayat tarzları düzenli, dengeli ve yeterli beslenme alışkanlıklarını da değiştirmekte, alınan kalori miktarı üzerinde etkili olmaktadır. Vücut ağırlığının artmasına bağlı olarak HİPERTANSİYON (yüksek kan basıncı), OSTEOARTRİT (eklem içindeki kıkırdak ve kemiğin harabiyeti), DİSLİPİDEMİ (kan yağlarında dengesizlik, kolesterol ve trigliserid yüksekliği), TİP 2 DİABET (şeker hastalığı), KORONER KALP HASTALIĞI, İNME (felçler), SAFRA KESESİ HASTALIKLARI, UYKU APNESİ (uyku esnasında uzun süre nefes alamama) VE SOLUNUM SIKINTISI ve BAZI TİP KANSERLERE (endometrium, meme, kolon) yakalanma riski daha yüksektir. Yüksek kilo ile beraber seyreden bazı hastalıklara bağlı ölüm oranları da daha yüksektir. Klasik olarak, erkeklerde vücut ağırlığı = BOY (cm) - 105, kadınlarda = BOY(cm) - 100 olarak hesaplanır. İdeal ağırlığın %20 üstündeki değerler obez kabul edilir.
Obezite ve AkupunkturAkupunktur iki önemli etkisi ile obezite tedavisinde yer alır. Birincisi akupunktur ile sağlanan tokluk hissidir. Mide duvarı belli bir gerginliğe ulaştığında beyindeki ilgili merkezlere uyarı gönderilmekte ve doyma hissi yaşanmaktadır. Bu hissi daha az miktar yiyecekle sağlamak üzere mide hacmini daraltacak operasyonel müdahelelerden, midede jelleşerek yer kaplayan suni içeceklerden, yanetki olarak iştah kesen ilaçların kullanılmaktadır. Hepsinden daha sağlıklı ve doğal bir yöntem olarak akupunkturdan faydalanılabilir. İkinci olarak ruhsal yönden rahatlatıcı ve dengeleyici özelliği ile tok iken de yeme şeklinde ortaya çıkan kilo problemlerinin giderilmesinde ortaya çıkan stresle mücadelede etkindir. Maalesef, hatalı bir uygulama olarak, kısa sürede ve hızlı bir şekilde kilo vermeye hevesli kimselerde çok katı diyetlerin uygulanmasını kolaylaştıran bir yöntem olarak kullanılması, genellikle bir süre sonra verilen kiloların geri alınması ile sonuçlanmakta, bu sonuç akupunktura maledilmektedir. Halbuki akupunktur, obezite tedavisinde süreçlerin başlangıcında uyumu kolaylaştıran bir tedavi aracı olarak değerlendirilmeli, sürecin daha önemli olan, verilen kiloların geri alınmasını önleyecek beslenme yanlışlarının giderilmesi ve hareket alışkanlıklarındaki değişikliklerin sağlanması ihmal edilmemelidir. GELENEKSEL ÇİN TIBBINDA OBEZİTEGÇT'nda obezite FEİ PANG olarak anılır. Obezite inatçı bir hastalıktır. Tedavisinde uygun porsiyonlarla düzenli beslenme, özellikle akşamları yağlı ve şekerli besinlerden uzak durma ve fiziksel aktiviteyi arttırma son derece önemlidir. Obezitenin nedeni olarak dalak ve böbreğin fonksiyonlarını yapamaması sonucu vücutta balgam ve nem birikmesi olduğu söylenir. Genel olarak 3 tipe ayrılır. 1) Midede ateş varlığı - Bu tipte, fazla kiloya ilave olarak aşırı bir iştah, karında şişkinlik, kabızlık ve kırmızı yüz görülür. Dil sarı ve yapışkan bir tabakayla kaplıdır. Nabız güçlü atan ve kaygan bir vasıftadır. Bu tip obezitede mideyi ateşten temizlemek gerekir. Midenin aşırı Qi aktivitesini baskılayacak, ateşi temizleyecek, nemi uzaklaştıracak ve balgamı temizleyecek noktalar seçilir. İlave olarak kabızlık, şişkinlik, asit fazlalığı, aşırı iştah ve açlığa dayanamamaya yönelik notalar kullanılır. 2) Dalak eksikliği - Kilo fazlası ile beraber soluk bir yüz görünümü, halsizlik, yorgunluk, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, iştahtasızlık, karında şişkinlik ve kabızlık vardır. Dilin üzeri beyaz bir tabakayla kaplıdır. Nabız derinden ve ipliksidir. Qi'yi güçlendirerek dalağa gücünü kazandırmak, balgam ve nemi çözmek gerekir. Dalak ve midenin fonksiyonlarını arttıracak, Yang'ı ısıtarak nemi değiştirecek ve uzaklaştıracak noktalar seçilir. Ayrıca iştahı düzeltmeye, kabızlığa ve dalak eksikliği durumlarında sık karşılaşılan ödem ve idrar azlığına yönelik noktalar ilave edilir. 3) Böbrek eksikliği - Fazla kilodan başka halsizlik, yorgunluk, soluk görünüm, güçsüzlük, bel ve dizlerde ağrılar, soğuk tahammülsüzlüğü vardır. Dil soluktur ve kenarlarda diş izleri görülür. Nabız derinden gelir ve yavaştır. Tedavide böbreği ısıtıp Yang'ı güçlendirirken, dalağı da kuvvetlendirerek nemi dağıtmak hedeflenir. Böbrek eksikliği durumunda sık karşılaşılan empotans durumu varsa ona yönelik noktalar da ilave edilir. Yapılan çalışmalarda daha fazla etkinlik sıralaması vücut ve kulak akupunkturunun birlikte uygulanması halindeen yüksek bulunmuştur. Yine karşılaştırmalı çalışmalarda vücut akupunkturunun etkinliğinin kulak akupunkturundan daha yüksek olduğu görülmüştür. Obezite tedavisinde de vücut akupunkturuna ilaveten kulaktan noktalar seçilerek geçici ve kalıcı (haftalık) iğnelenmesi etkiyi arttırmaktadır.
Zayıflama ProgramımızStandart tedavi programımız 2,5-3 ay süren 12 seanslık kulak ve vücut akupunkturundan oluşur. Her seans yaklaşık 45 dakika sürer. İlk 2 hafta haftada 2 seans, sonrasında haftada 1 seans önerilir. 12 seanslık tedavinin paket ücreti öngörüşme ve muayene ile beraber 900TL'dir. Akupunktur daha erken tokluk hissi vermesi ile midenin küçülmesine izin veren bir tedavi şeklidir. Kilolu hastaların çoğunda görülen tokken de yemek yeme, duygusal nedenlerle yeme veya belli bir yiyeceğe aşırı bağımlılık durumlarında tedavi hipnoz ve benzeri tekniklerle desteklenir. Obezite için 2 esas kriter vücudumuzda yerleşen yağın oranı ve fiziksel aktivite olarak nasıl yaşadığımızdır. Biraz da damak zevkimizden kaynaklanan aşırı yağlı beslenme ve yağın yakılmasındaki zorluk, her tür diyetten önce yağa özel dikkat göstermeyi mecbur kılar. Maalesef damak zevkimiz ve pişirme alışkanlıklarımız, ihtiyacımızdan 10-20 kat fazla yağ tüketmemiz gibi bir sonuç doğurmaktadır. Damak zevkinin değişmesi sandığımızdan çok daha kolaydır. Tedaviye alacağımız tüm hastalarda birinci şartımız alınan yağ miktarına dikkat etmeleri, eski beslenme alışkanlıklarında fark yaratmaya kararlı olmalarıdır. Diyetlerle ilgili yaklaşımımız; Hiç bir diyet ömür boyu devam edemez. Ama ömür boyu beslenmek mecburiyetindeyiz. Masamızda ne varsa diyetimiz odur, ancak sadece kilo vermek için değil, kalp damar sağlığı yönünden de beslenme alışkanlıklarımızı daha sağlıklı hale getirmek zorundayız. Bedenimiz su çekmiş sünger gibidir, hafifçe sıkıldığında bile suyu bırakır, baskı kalktığında da suyu geri alır. Suyumuzu sıkarak kısa sürede kilo verdiğimizi sanmamıza neden olan "mucize" diyetlerin uzun vadede işe yaramadığını ve tayati tehlikeklere neden olabileceğini bilmeliyiz. Bizi fazla kilolu veya obez yapan esas malzeme yağdır. Maalesef toplum olarak da damak zevkimiz aşırı yağlıya alışmıştır. Damak zevkimizde kalıcı bir değişiklik yaratmamız gerkmektedir ki bu sanılanın aksine çok kolaydır. Günümüzde, uyulacak herhangi bir diyet sonucu verilecek kilonun 2 yıl içinde geri alınma şansı varsa hiç başlanmaması, bulunulan kilonun korunması tavsiye edilmektedir. Şimdiki kilonuzdan 10 kilo verip 2 yıl içinde tekrar aynı kiloya ulaştığınızda, kalp damar hastalığı riskiniz şimdikine göre daha da yükselmektedir. Bu durumda hiç vermemek daha sağlıklıdır. Ayrıca, diyetle verilip alınacak kilolar daha sonraki kilo hareketlerini de olumsuz etkilemektedir. Birinci şart beslenme alışkanlıklarında kalıcı olarak sağlıklı değişiklikler yapmaktır. Fiziksel aktivite ise modern hayat tarzının getirdiği en büyük problemlerden biridir. Bedenimiz hareket etmek üzere planlanmıştır ve maalesef şehir hayatında hareket ihtiyacımız gittikçe azalmıştır. Sürekli masa başı veya hafif hareketle geçirdiğimiz yaşam tarzı metabolizmamızın gittikçe yavaşlamasına neden olmaktadır. Günümüzde kilolu olsun olmasın, herkese kalp damar sağlığı yönünden haftada 5 gün 1 saat tempolu yürüyüş (veya bisiklet, yüzme vb aerobik - kardiyojenik egzersizler) önerilmektedir. Haftada 3 gün 30 dakika bu tür bir egzersiz yapmayan birinin metabolizmasının yatalak biri gibi çalıştığı söylenmektedir. Metabolizmanın fırını, çizgili - hareket kaslarıdır ve hareket olmadan sadece beslenme değişiklikleri ile verilecek kilonun geri alınma ihtimali çok yüksektir. Tedaviye alacağımız hastalara ikinci şartımız, hareket alışkanlıklarında değişiklik yapmaya razı olmalarıdır. ilk görüşmede beslenme ve hareket ile ilgili ayrıntılar detaylı bir şekilde anlatılır. Hasta istemedikten veya kararlı olmadıktan sonra hiçbir tedavinin başarılı olma şansı yoktur. "Ben aynı şekilde yeyip içeyim, hareket etmeyeyim, doktor beni zayıflatsın" diye birşey yoktur. Ameliyatlar dahil, her tür tedavi sizin kilo vermenize yardımcı olarak planlanır ve mutlaka sizin de programa sahip çıkmanız gerekir. Tartının gösterdiği kilodan çok, vücut yağ oranınız ve metabolizma yaşınızın ön planda olduğu 2,5 - 3 aylık tedavi süresi midenizin küçülmesi, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızın değişmesi için yeterli bir süredir. Bu şekildeki bir program tedavi süresi sonrasında da kilo vermeye devam etmenizi, daha sağlıklı yaşamanızı sağlayan bir programdır. Su kaybıyla sağlanan 5 kiloluk bir tartı eksilmesi yerine yağ oranının düştüğü, hareketin arttığı 1 kiloluk kayıp çok daha kıymetlidir. Ayrı bir tedavi olarak, aynı sürede uygulanacak bölgesel zayıflama (elektro - lipoliz) ve pasif karın egzersizi sonuçların daha tatminkar olmasını sağlamaktadır. VKİ (BMI), Bel / Kalça OranıGünümüzde vücut ağırlığının değerlendirilmesinde kullanılan en yaygın yöntem, "kilogram" olarak vücut ağırlğının "metre" olarak boyun karesine bölünmesiyle bulunan VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (BODY MASS INDEX) hesaplamasıdır. Buna göre; VKİ (BMI) = AĞIRLIK / (BOY x BOY)% 18,5 altı ----------------------- ZAYIF % 18,5 - 24,9 arası ------ NORMAL KİLOLU % 25 - 29,9 arası ------------ FAZLA KİLOLU % 30 - 39,9 arası ---------- OBEZ (ŞİŞMAN) % 40 üstü ------------------- MORBİD OBEZ olarak değerlendirilir. BKİ (BMI) yaş, cinsiyet, yağ/kas dokusundan bağımsız hesaplandığından kabaca bir değerlendirme sunan pratik bir yöntemdir. Aynı BKİ değerlerine sahip kadınlarda erkeklere oranla, yaşlılarda gençlere oranla daha fazla yağ depolandığı hatırlanmalıdır. Ayrıca 2-19 yaş arası gençlerde BKİ yerine daha detaylı hazırlanmış cetvellerin kullanılması uygundur.
Yağ dağılımının değerlendirilmesinde kullanılan pratik bir yöntem, bel çevresi ile kalça çevresi arasındaki orana bağlı olarak hesaplanan değerdir. Yağ birikiminin karın bölgesinde olması erkek tipi, kalça bölgesinde olması kadın tipi obeziteyi ifade eder. Buna göre; Bel Çevresi / Kalça Çevresi (BKÇ) OranıERKEK TİPİ OBEZİTEERKEK : 0,85 üstü KADIN : 0,95 üstü KADIN TİPİ OBEZİTEERKEK : 0,85 altı KADIN : 0,95 altı
Bazal Metabolizma ve EgzersizVücudumuzda gerçekleşen her türlü işlem için, her aşamada enerjiye ihtiyaç vardır. Besinlerin büyük bir çoğunluğu enerji ihtiyacını karşılamak için kullanılır.Yediğimiz yiyecekler sindirilip kana karışarak hücrelere taşınır ve mitokondri denen organellerde enerjiye çevrilir. Hücrede besinlerden enerji oluşumu ve harcanması metabolizma olarak tanımlanır. Enerji birimi kalori ve "Joule = Jül" terimleri kullanılır. Bir büyük kalori (Kilokalori=C=K, kalori=c=k): +4 derece santigratta ısıtılan 1 ml saf suyun ısısını 1 derece yükseltmek için gerekli ısı enerjisidir. Besinlerin vücutta oluşturdukları enerji değerleri; Bazal metabolizma yiyeceklerin sindirilmesinden sonra 12 saat mutlak dinlenme anında, uyanık halde iken vücut sistemlerinin çalışması esnasında harcanan enerji olarak tarif edilir. Yaşa, cinsiyete, beden yağ/kas oranına göre değişiklik gösterir. Fiziksel aktivite derecesi ve süresine göre enerji harcaması değişiktir. Yiyeceklerin termik etkisi emilmenin karşılığıdır. Yiyecekler yenildikten sonra bazal metabolizma % 10 kadar artar. Günlük Kalori İhtiyacı
Yedikleriniz nasıl harcanır?
Detaylı kalori hesaplama (Faktör X Kilo X Dakika)
Diyet Yapacak Olanlara ÖnerilerKİLO İLE İLGİLİ 3 ANAHTAR 1) KİLO YEDİKLERİMİZLE İLGİLİ DEĞİL,
YEMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ NASIL HİSSETTİĞİMİZLE ALAKALI BİR DURUMDUR.
Hiç bir diyetin ömür boyu devam etmesi mümkün değildir. Oysa ömür boyu beslenme ihtiyacı vardır. Bu nedenle neyi ne kadar yemeniz veya yememeniz gerektiğini bir an önce öğrenerek, ömür boyu kullanmak üzere beslenme alışkanlıklarınızda gereken değişiklikleri planlamak, uzun vadede kendinize yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biridir. Verilen kilonun büyük kısmının yağ kitlesinden olması gerekir. Yağsız doku kitlesi kaybının %25'i geçmemesi gerekir. Hızlı kilo verdiren "mucize" diyetlerin büyük çoğunluğu vücut suyu kaybettirerek kilo problemi yaşayanların ilgisini çeker, ancak sonrasında vücut bir süngerin suyu tutması gibi kaybettiği suyu ve ağırlığı geri alarak hayal kırıklığına neden olur. Hem sağlığınızı tehlikeye atmamak, hem de kalıcı bir zayıflama için hızlı kilo verdiren yöntemlere heveslenmeyiniz. Başarılı bir tedavi için bilinçli ve sabırlı olmak şarttır. Sık aralıklarla beslenmek, açlık hissi duymanızı engelleyerek gereğinden fazla yemenizi ve kaçamakları önler. Sonraki öğünde çok acıkmamış olacağınız için daha az besinle doyarsınız. Yemeklerin hazırlarken kızartma yerine fırın, haşlama ya da ızgara tercih edin. Yağ yerine, lezzeti arttırmak için baharat ve taze otları kullanın. Etlerin yağlarını ayırın. Etli yemeklere yağ katmayınız. Kırmızı et yerine derisiz tavuk, hindi ve balığın beyaz etlerini tercih ediniz. Krema yerine un, nişasta, patates kullanın. Günlük yağ ihtiyacınız 2 tatlı kaşığı kadardır ve 12-14 adet zeytin günlük yağ ihtiyacını karşılamaya yeterlidir. Alınacak fazla yağ tüketilmediği takdirde birikecektir. Günde en az 3 ana öğün ve ara öğünleri yavaş yavaş ve çok iyi çiğneyerek yemeyi alışkanlık haline getiriniz. Yemeğe çorba veya salatayla başlayınız. Yemeğinizi küçük tabakta, salatanızı büyük tabakta alın ve daha fazla sebze, mevye ve tahıl grubunu tercih ediniz. Bol su içiniz. Yağlı yemeklerin suyundan uzak durunuz. Yemeklerinizi küçük porsiyonlar halinde tüketmeye gayret ediniz. Doyduğunuz halde tabağınızda yemek kalmışsa bitirmek için uğraşmayınız. Mayonez, cips, yağlı patlamış mısır, yağlı kraker, börek, çörek, pasta v.b. yiyecekleri tüketmeyin ya da seyrek ve az miktarda tüketiniz. Obezite ve HipnozHipnoterapi obezite tedavisinde tek başına veya diğer tedavilerle beraber uygulanabilen oldukça etkili bir yöntemdir. Tok olduğu halde yemek yiyebilen kişiler genellikle yemenin verdiği hazzı, bazı günlük sıkıntılardan kurtulmak, stresle mücadele, sadece keyif almak, iri bir cüsseye sahip olma ihtiyacı ve hatta cazibesini kaybetmiş beden görünümünün verdiği bir tür korunma amacıyla kullanabilmektedirler. Zamanla bir alışkanlıktan öteye, bir bağımlılık hali oluşturabilen bu durumda aşırı yemek, sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığı gibi değerlendirilebilir. Hipnoterapi ile aşırı yemenin nedenleri araştırılabilir, karşılığı aşırı yeme şeklinde ortaya çıkan sorunlara daha sağlıklı cevaplar bulunabilir, daha az yeme sureti ile aynı hazzın yaşanması sağlanabilir, aşırı yeme suretiyle kilo yapan bazı gıdalara karşı tiksinti yaratılabilir, kişinin kendisine olan saygısı ve güveni arttırılarak daha sağlıklı ve dengeli beslenmeye ve daha hareketli bir yaşama yönlendirilebilir. Her tedavide olduğu gibi, ruhsal iyilik sağlanmadığı sürece tam ve kalıcı bir fizik iyilik hali sağlamak mümkün değildir. Hipnoterapi sorunu kaynağında çözebilme özelliği ile obezite tedavisinde başarılı sonuçlar vermektedir. Besinlerin Kalori Değerleri
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||


